Oyun

limbo-batiali

Limbo

Posted by | Oyun | No Comments

Tür: Sanatsal / Bulmaca / Platform
Çıkış Tarihi: Xbox için 7/2010, PC ve PS3 için 8/2011
Geliştirici: Playdead
Metacritic Puanı: 88
Benim Puanım: 95

 

Bazı oyunlar vardır, zamanın aklınızdan silemediği. Nereye gitseniz peşinizde bir gölge gibi dolaşır onlar. O oyunu oynamadan önce ve oynadıktan sonra aynı kişi olamasınız. Limbo, işte böyle bir oyun. Tıpkı kendinden önce geliştirilen Another World, Heart of Darkness, Braid, Oddworld gibi. Geçen sene bu zamanlar xbox’a düştüğünden beri merakla beklediğim oyunu, pc’ye çıktığı gün alıp, aynı gün içerisinde 2 defa bitirdim. Benzersiz tasarım anlayışı, özgün ve basit oynanınışı, hikayeyi anlatma tarzı, atmosferi ve nefis tasarlanmış bulmacaları ile Limbo, gönlümde ayırdığım tahtlardan birine rahatça kuruldu.

Oyun, isimsiz çocuğun kız kardeşini bulmak üzere Limbo’ya girmesiyle başlıyor. Hikaye hakkında tek bildiğimiz bu.

Peki nedir bu oyunu bu kadar farklı kılan? Limbo, oyuncuyu karakterin yerine koymak için görünürde bir çaba sarfetmiyor. Limbo’da hikayeyi anlatmak için satır satır yazılar, konuşma balonları, vidyolar yok. Oyunu geliştirenler herşeyi sizin kendi kafanızda yaratmanızı beklemiş. Hayalgücünüz ne kadar güçlüyse, bu oyundan o kadar keyif alacaksınız demek sanırım yanlış olmayacak. Yönettiğiniz çocukla beraber korkacak, heyecanlanacak, hüsrana uğrayacak, onunla başaracak, sevinecek, rahatlayacaksınız. Bir uçurumdan zıplayarak karşıya son anda tutunduğunuzda, devasa bir örümcekle ilk karşılaşmanızda, sular yavaş yavaş ayaklarınızın altında yükselirken ya da eletrikli testere tüm gücüyle üzerinize doğru gelirken yüreğiniz hop edecek. Bu sırada tabi şahane animasyonlar ve ses efektleri içinde bulunduğumuz atmosferi güçlendirecek. Limbo oynarken zamanın nasıl aktığını farketmeyeceksiniz.



Oyundaki bulmacalar çok güzel tasarlanmış. Bazı bulmaca oyunlarında bir bulmacayı çözer ötekine geçersiniz. Limbo’da bulmacalar, oyunun içine doğanın bir parçası olacak şekilde yerleştirilmiş. Çözdüğünüz her bulmaca sizi tatmin ediyor. “Bunu ben başardım” hissini çok güzel yaşatıyor. Bulmacalar zihninizi yoracak kadar çok elemente de sahip değil. Genelde elinizde bulunan birkaç bulmaca elementiyle farklı sıra ve doğru zamanlamayı kullanarak bulmacaları çözüyorsunuz. Oyunda sunulan her mekanik öncesinde basit bulmacalarla tanıtılıyor. Öğrenme eğrisi inişli çıkışlı bir eğri. Siz yeni bir mekaniği öğrendikçe, oyun o mekanik ile ilgili daha zor bir bulmacayı önünüze koyuyor. Ne zaman ki sıkılmaya başlıyorsunuz, hooop, yepyeni bir mekanik, yeni bulmacalar…

Bulmacalar da başarısız olup envai farklı çeşitte ölmeyi, bir cezalandırma olmaktan çıkartmış geliştirici playdead ekibi. O kadar güzel ve farklı animasyonlar yapmışlar ki zaman zaman tek seferde geçtiğiniz bulmacalarda bile “acaba burda nasıl ölürdü bu yaa” diye tekrardan oynayabiliyorsunuz.

Yukarda bahsettiğim oyunlardan birini bile severek oynadıysanız Limbo’yu da denemeniz lazım. Steam’den 10$’a bu oyunu satın almak için tıklayabilirsiniz. 15 lirayı nelere harcadığımızı düşünürsek bu oyun için asla çok para olmadığını düşünüyorum. Tek eleştirim oyunun kısa sürede bitiyor olması. Bulmacaları çözme hızınıza bağlı olmak üzere 3 ila 6 saat içerisinde oyunun sonunu görebilirsiniz. Ama merak etmeyin, Limbo buna değecek.